
New York Moda Haftası’nın bu yılki gündemine, defilelerin yanı sıra büyük mücevher evlerinin kendi başına düzenlediği etkinlikler damga vurdu. Bulgari, Serpenti Infinito projesi kapsamında Berlin merkezli tasarım ikilisi Plastique Fantastique ile birlikte “auruBOROS” adlı on metrelik altın rengi heykeli High Line’a yerleştirerek markanın ABD’deki ilk kamusal sanat enstalasyonunu hayata geçirdi.
Boucheron, Central Park’taki Conservatory Garden’da düzenlediği bir davetle, kurucusunun 1858’de Palais Royal galerilerinde açtığı ilk butiğe gönderme yapan “Lierre de Paris” (Paris Sarmaşığı) koleksiyonunu tanıttı. Chopard, Happy Diamonds koleksiyonunun 50. yılını arşivden ilham alan tasarımlarla kutlarken Liu Wen’i markanın yeni yüzü ilan etti. Sabyasachi, 20 yıl aradan sonra New York pistine dönerken Metropolitan Museum ile çok yıllı iş birliğinden doğan ilk yüksek mücevher koleksiyonunu Bizans sanatından ilhamla sundu; Taffin ise Carolina Herrera’nın 45. yıl dönümü için tasarımcı James de Givenchy imzasıyla özel parçalar üretti.
Mücevher evlerinin defile takviminden bağımsız kendi sahnelerini kurma eğilimi, New York Moda Haftası’nın artık yalnızca hazır giyim değil, mücevher dünyasının da uluslararası vitrinine dönüştüğünün bir işareti — markaların şehirle kurduğu ilişkiyi tek bir defileye değil, sokağa, parka ve müzeye yayan bir stratejinin habercisi.
The Vault Mag sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.