
Sanat dünyasında kendine özgü bir dil oluşturan Ayşe Betil, eserlerinde sadece görsel bir anlatı kurmakla kalmıyor; izleyiciyi insanın iç dünyasına, bastırılmış duygularına ve görünmeyen katmanlarına doğru bir yolculuğa davet ediyor.
Sanatçı, pratiğinin çıkış noktasını şöyle özetliyor: “Bu hayatta beni en çok besleyen şey merak. Özellikle insana dair olan her şey ilgimi çekiyor; görmezden geldiğimiz, sakladığımız ya da üzerini örttüğümüz taraflarımız… İlerledikçe resim ya da metin bana kendini açıyor.”
Betil’in eserlerinde izleyiciyle kurduğu bağın merkezinde “temas” kavramı yer alıyor. Sanatçıya göre, izleyicide uyanan küçük bir iç kıpırtısı bile gerçek bir temasın gerçekleştiğinin kanıtı.
The Vault Mag sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.