
Milano’nun otomobil karoserisi geleneğinin en köklü isimlerinden Touring Superleggera, atölyesinin yüzüncü yıl mirasını yeni bir fuoriserie ile taçlandırıyor: Aero3. Marka, 1930’lu ve 40’lı yıllarda rüzgar tüneli çalışmalarıyla yarış pistlerinde fark yaratan aerodinamik yaklaşımını bu kez yola çıkmayan, sınırlı sayıda üretilen bir GT’ye taşıyor. İsim tesadüf değil; Touring’in o dönemki “streamline” felsefesine doğrudan bir selam niteliğinde.
Aero3’ün gövdesi tamamen karbon fiber, lazerle kesilmiş alüminyum bir alt yapı üzerine oturuyor; damla formundaki siluet ve sırtındaki ince yüzgeç, markanın rüzgar tüneli mirasının çağdaş bir yorumu. Kaputun altında 6.262 santimetreküplük bir V12 nabız atıyor: 8.250 devirde 740 beygir üretiyor, 0-100 km/s’i 3,1 saniyede geride bırakıyor; ağırlık ise 1.495 kilogramda tutuluyor. Marka, her bir örneğin üretiminde yaklaşık 5.000 işçilik saati harcandığını belirtiyor — bu da Aero3’ü bir otomobilden çok, atölye emeğiyle şekillenen bir heykele yaklaştırıyor.
Touring Superleggera, Aero3’ü yalnızca 15 örnekle sınırlandırarak “15 kişilik bir kulüp” olarak tanımlıyor; her bir araç, sahibiyle birlikte kurulan uzun soluklu bir ilişkinin başlangıcı olarak konumlandırılıyor. Sonbahar başında tamamlanması planlanan ilk örnek şu anda atölyede son aşamalarında; marka bu projeyle, gösterişten çok zanaate dayanan İtalyan karoseri kültürünün sessizce ama ısrarla yaşadığını bir kez daha kanıtlıyor.
The Vault Mag sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.