
Golden Goose’un Tersane’deki HAUS Istanbul’u, Contemporary Istanbul’un açık olduğu 24-27 Eylül boyunca “Between Two Shores” başlıklı bir enstalasyona ev sahipliği yaptı. Mayıs ayında 1940’lardan kalma bir tersane yapısını mimari omurga olarak kullanarak açılan mekân, bu kez Venedik’in Marghera limanı ile İstanbul’un Tersane’sini “sanat ve düşlerin şekillendirdiği iki liman” olarak birbirine bağlayan bir anlatı kurdu.
Sanatçı ikilisi Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin, Venedik ikonografisini altınla zenginleştirilmiş Anadolu motifleriyle buluşturarak deriyi ilk kez bir tuval olarak kullandı; oyulmuş deri parçaları, ziyaretçilerin katılımıyla giyilebilir sanata dönüştü ve enstalasyondan doğan sınırlı sayıda sneaker, giysi ve aksesuar etkinlik boyunca sergilendi. Mekânın yıl boyu süren sanat programını şekillendiren Begüm Güney’in işleri ise HAUS’un galeri ile mağaza arasındaki çizgiyi bilinçli biçimde bulanıklaştıran kimliğini sürdürdü.
Golden Goose, HAUS Istanbul’u yalnızca bir satış noktası değil, “zanaate, topluluğa ve öz ifadeye adanmış bir platform” olarak tanımlıyor. Tersane’nin sanayi geçmişiyle çağdaş sanatın kesiştiği bu adres, markanın müşteri deneyimini ticari bir vitrinden çok, yaşayan bir kültür sahnesine dönüştürme iddiasını somutlaştırıyor.
The Vault Mag sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.