
Paris’in Place Vendôme’daki efsanevi adresi Ritz Paris, Eylül ayının ilk günü itibarıyla günün en sakin saatini yeniden tanımlayan bir ritüele imza attı: Tea Time à la Française. Salon Proust’un ipek duvarları arasında, her gün 13.00 ile 17.00 arasında sunulan deneyim, otelin 1898’e uzanan ‘five o’clock tea’ geleneğini Baş Pasta Şefi Olivier Lainé’nin çağdaş dokunuşuyla yeniden yorumluyor.
Menü, tuzludan tatlıya üç perdelik bir anlatı kuruyor: yaban turpu ve yuzu ile hazırlanan somon tartelet, ıstakoz bisküvisi eşliğinde Fransız tostu üzerinde sunulan ıstakoz rulo ve ev yapımı focaccia ile kavrulmuş mevsim sebzeleri. Aradaki geçişi, armut ve balzamik sirkeyle taçlandırılmış limonlu shortbread üzerinde burrata üstleniyor. Tatlı bölümünde ise kivi ve otlarla hazırlanmış karabuğday baba, Earl Grey ve kakuleli mus, limon bergamot kremalı ayçiçeği pandispanyası ve bütünüyle çikolatadan örülü bir charlotte sırayla sahne alıyor; masadan ayrılırken misafirleri kavrulmuş ekmek pralinli bitter çikolata kabuğu uğurluyor.
Lainé, bu ritüeli ‘yaratıcılıkla miras arasında bir diyalog’ olarak tanımlıyor ve deneyimi ‘zamanı askıya almaya, o büyülü saati yeniden keşfetmeye bir davet’ sözleriyle özetliyor. Ritz Paris için tea time, sadece bir öğün değil; otelin bir buçuk asırlık zarafet anlayışını günün ortasına taşıyan sessiz bir seremoni.
The Vault Mag sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.